Ayrı Yaşamak Konusunda Ortak Arzu Bulunmamalıdır

Ayrı Yaşamak Konusunda Ortak Arzu Bulunmamalıdır

Ayrı Yaşamak Konusunda Ortak Arzu Bulunmamalıdır

Karı koca ayrı yaşamak konusunda mutabık kalmışlarsa başka bir anlatımla karı koca karşılıklı anlaşmayla ayrı yaşamakta iseler 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 164 hükmü (7 43 sayılı Türk Kanunu Medenisinin 132 inci maddesi. ) kapsamında bir terkten söz edilemez. AKINTÜRK, s. 221, TEKİNAY, 229, OĞUZMAN/DURAL, s. 120.
Tabi ki Bu durumda açılan terk sebebi ile boşanma davasında ispat yükü yani ayrı yaşama kararının ortak alınmadığının ispat yükü davayı açan taraftadır.
Karı ve kocanın ayrı yaşamak konusunda mutabık kalmalarına sebep olan durum ve koşullar devam ettiği sürece kötü niyetle terkten (abondan malicieux) bahsedilemez. AUGUST EGGER, Aile Hukuku (Çev.:Tahir ÇAĞA), İstanbul-1943, s. 169.
Federal Mahkemenin görüşü de bu yoldadır. ( Medeni kanuna zemin teşkil eden BGE, 55 11. 294, ve TEKİNAY, s. 229. dn.:2.)
ÇAĞRILAN EŞ AKIL HASTASI OLMAMALIDIR
Akıl hastası olan eşe karşı terk sebebiyle boşanma davası açılamaz. Şuuruna malik olmayan bir kimse, ortak konutu terk etmesinde kusurlu sayılamaz. Çağrıya bu sebeple uyulmamış ise dava reddedilmelidir.
İradeyi ortadan kaldıran ruhsal rahatsızlığın ihtar döneminde, var olup olmadığı kendiliğinden araştırılmalıdır. Çağrının hukuksal sonuç doğurabilmesi için davalının iradi olarak ortak konuta dönmemiş olduğunun gerçekleşmesi zorunludur. Türk hukuk sistemi irade üzerine kurulmuştur. Hukuki anlamda suç ve ceza ehliyeti için irade esastır. Bu nedenle son derece doğal bir sonuç olan irade yoksunu yani ihtarın sonuçlarını anlayamayacak bireyin kasıtlı veya kasıtsız bir hareketi nedeninden sorumlu tutulmaması hukuk içerisinde kabul gören bir uygulamadır.
ÇAĞRILAN EŞ İÇİN CEZA YARGILAMASI BAŞLATILMAMIŞ OLMALIDIR
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 2 hükmüne göre (5271 sayılı “Ceza Muhakemesi Kanunu” 17 Aralık 2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.)
Soruşturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden İddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi,
Kovuşturma: İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi ifade eder.
Haklar iyi niyet kuralı içinde kullanılmazsa yasa tarafından korunmaz. Dürüstlük kuralı dışına çıkılarak kullanılan hak hiçbir hukuksal sonuç doğurmaz. Y2HD 31.10.1984, 8**1-8**4.
Eşlerden birinin diğeri hakkında onun cezalandırılmasına yönelik olarak ceza yargılaması başlatması halinde eşinin ortak yaşama dönmesini istemesinde samimi olduğunu kabul etmek olanaklı değildir.
“…Terke dayalı boşanma davasında, davalının, davayı kabul beyanı sonuç doğurmaz. İhtarın sonuç doğurması için, ihtar isteğinden önceki 4 aylık sürede kadının haklı bir sebep olmaksızın birlik dışında yaşadığının gerçekleşmesi gerekir. Toplanan delillerden; davacı kocanın eşini dövdüğü, bu eylemi nedeniyle hakkında kamu davası açıldığı 13.11.2001 tarihinde mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmaktadır. Ceza davasının varlığı nedeniyle koca ihtar isteğinde samimi kabul edilemez. Açıklanan nedenle davanın reddi gerekirken kabulü doğru değil ise de, bu yön davalı tarafından temyiz edilmediğinden bozma sebebi yapılmamış, yanlışlığa işaret olunmakla yetinilmiştir.” Y2HD. 01.05.2007. 1**8-7**8.
Ceza soruşturmasına ya da kovuşturmasına maruz kalan eşin süreç bitene kadar ayrı yaşama hakkı vardır. Y2HD. 11.5.1993. 8**0-4**1.
Yukarıda sayılan sebeplerin hepsi Hukuk mantığı çerçevesinde bir bütün olarak Türk Hukuk Sistemini Anlatmaktadır. Mantık basit olmasına rağmen yasaların içerisinde vurgulanması bize reel uygulamada karşılaşıldığını göstermektedir. Bu nedenle tüm okuyucularımıza oldukça geniş olan Medeni Kanun ile belirlenmiş hakları ile ilgili olarak profesyonel bir yardım almaları ve bu konuda uzman bir boşanma avukatı ile içinde bulundukları durumu analiz etmeleri gerekmektedir. Aksi taktirde potansiyel olarak hem bekledikleri sonuca ulaşmama olasılığını ortaya çıkması sağlanmasını gerçekleştirirler hemde davalı tarafın kendilerine karşı kullanabileceği maddi tazminat ve manevi tazminat konusu ile gündeme gelebilecek mutlak boşanma sebeplerinden birini var edeceklerdir.